Bir annenin mektubuna yönelik yazdığım cevap makalesinde ifade ettiğim bir fikirle ilgili yorumunuzu soran sorunun yanıtlarını paylaşıyoruz. Soru: "Sınava Çocuk Hazırlamak, Yaşama Çocuk Hazırlamak (2)" adlı makalenin , bitiriş cümlesinde ki, “Notta yazdığınız son cümleniz nedeniyle size, “Anne olarak niyetinizi bir kez daha gözden geçirin,” deme gereğini duyuyorum,” ifadesini yerinde buluyor musunuz? Niçin?
Cevap: Ben de annenin niyetini gözden geçirmesinin doğru olduğunu düşünüyorum. Çünkü çocuğunun yerine anne akmamalı, çocuğunun çağlayanlar gibi akması için önündeki engelleri kaldırmalı.
Cevap: Siz bu anneye "evliya olun!" demişsiniz.. Teorik olarak tabii ki mümkün, fakat... Neyse, umarım başarır.
Cevap: aslında ne güzel özetlemiş anne oğlumla gurur duyuyorum diye. Ne mutlu ona. Anne niyetinin ne olduğunu ciddi olarak gözden geçirmeli ve bu sınavı bir hayat sınavıymış gibi görmekten vazgeçmeli.
Cevap: Annenin asil niyeti, çocuğu ile gururlanmak değil. (ela alem ne der durumu hiç değil ) Annenin niyeti, çocuğunu ve ailesini tanıdığı için, olanı geliştirmek isteyen olumlu bir niyet . Gözden geçirmesi gereken, neden ikilem yaşadığı bence? Bu ikilemi ona basta aile içi yaşanan bakış farklılığı, sonra çocuğunun aile içi ikilemdeki bocalayışı ve toplumun yargıları yaşatıyor anneye. Bu anneyi çok iyi anlıyorum, ailesini seven bir anne.. Hala ne yapabilirim sorusunu sorabiliyor. Çocuğu aslında kendi yolunu seçmiş, anne de onu kabullenmiş.. aile içinde anne ve çocuk dışındakilerin kabullenmeyişi asil sorun.. Okumak her zaman kariyer sağlamıyor, bilgiye ulaşmak sadece eğitim hayati ile de olmuyor. Hayat = Bilgi zaten.. Bilgiyi bulmak isteyenler için. Bu nedenle çocuğunun seçtiği yolu desteklemek ve özünde çocuğun ne istediğini aile içinde de kabul görmesini sağlamak gerekiyor. Sizin deme gereği duymanızda da bunlar yatıyor olmalı.. yoksa anne el alem için yaşayan, göstermelik şan şöhret, kariyer isteyen bir anne değil. ve bu bilinci gelişmemiş toplumumuzda ise hiç yalnız değil, milyonlarca anne var onun gibi. Önemli olanın, bizim değil, çocukların ne yapmak istedikleri ve onların yaptıklarına destek olunması konusunda bu annenin çığlığını duymak ve bu çığlığı değerlendirmek gerekiyor..
Cevap: Giriş ve gelişme bölümünün anlatmak istediği öze biraz çelişki oluşturması nedeniyle bu ifadeyi yerinde bulmuyorum.
Cevap: bulmuyorum, her anne baba çocuğu için ister istemez bir şeyler düşünür, çocuğunu özgür bırakıp bu düşüncelerini ona belli etmemeye çalışsa bile çocuk mutlaka bunları sezecektir.
Cevap: bir annenin niyeti mutlaka art niyet değildir. Standard anne yoktur işte bu yüzden eğitimsiz anne vardır bazen iyi niyetler bilinçsiz yollarla gerçekleştiğinde kötü sonuçlar doğurabilir. önemli olan niyettir önemli olan meydana gelecek olan sonuçlardır.sonuçlara ulaşmak için izlenen yolun ve bu yolun niyetimizin sonuçlanacağı yolların iyi belirlenmesi gerekir. bir anne kötü niyetli olamaz bu niyetin gözden geçirilmesi gerekmez. eğitimsiz annenin ancak kullandığı yolları bir kez daha gözden geçirmesi gerekir.
Cevap: merhaba kesinlikle haklısınız. göstermelik niyetlerle hareket ederken kim bilir kaç kişinin içinden gelenlere engel olduk. sonuç itibari ile kişinin karakterinin yansıması ile ilgili duygularda övünürken yine de göstermelik övünçlere ihtiyaç duyuyoruz. acı ama gerçek.zaten hep birilerine göre yaşamaktan mutsuz olmadık mı? halbuki anne ve babalar da zamanında aynı dertten muzdarip değil miydi !!!
Cevap: Yazdığınız yazıda da söylediğiniz gibi insanın önce kendi davranışlarını irdelemesi son derece önemli bir husustur. Çocukla iletişimde köprü görevi gören kişi genellikle annedir. Ülkemizde babasıyla bütün olumsuz şeyleri konuşabilen bir çocuk çok az bir yüzdelik kesimi oluşturuyor. Yazdığınız makalede de annenin hatasını öğrenmek istemesi de takdir edilmesi gereken bir davranış. Çünkü insan içinde bulunduğu durumu iyice irdelemeden doğrumu yoksa yanlış mı yaptığını anlayamayabiliyor. Sonuç cümlesi olarak yazdığınız cümleyi çok doğru buluyorum. Çünkü aileler çocuğu küçüklükten itibaren sınavlara kerterler. Yani küçük yaştan itibaren hayatın sadece bu sınavların üzerine kurulu olduğunu benimsetebilme kaygısı sürüp gider. Tabi ki bu süreç içinde çocukta kendi benliğini yitirir ve onun için kendi düşündüklerinin bir önemi kalmaz. Başarılı insan bütün sınavları kazanan insan değildir. Başarılı insan mesleği ne olursa olsun o meslekte en iyisini yapmaya var gücüyle çalışan insandır. Küçükken sürekli sınavların önemi anlatılan çocuk sınavın önemini çevresinden öylece kavrar ki artık hayatının bu sınava odaklanmasını sağlar. Bunda da başrol ailenindir. Sınava odaklanan genç de bazen bunu başaramama korkusuyla tedirginlik yaşar. Bence aileler küçükken çocuklarını tek noktaya odaklamak yerine daha geniş kapsamlı düşünebilirler. Örneğin aldığınız mektupta çocuğun iyi bir yelken sporcusu olduğunu yazıyor. Yani çocuğun ilgi duyduğu sevdiği bir şey bu. Aile çocuktan bir şey beklerken de çocuğun istek ve yeteneklerini de göz ardı etmemesi gerektiğini düşünüyorum.
Cevap: Yerinde, hedefe ulaşmak için..
Cevap: Evet doğru buluyorum. Çünkü söz konusu anne farkında ya da değil, eleştirdiği kocasının niyetinin doğruluğuna kendini inandırmış görünüyor. Hem bana göre bu sözü, onun da sözde niyet taşıdığını gösteriyor. Eğer gerçekten öz niyetle yaklaşabileydi, oğlu için söylenen onca güzel söze gönlünü kaptırıp yüreğinin tüm gücüyle “iyi ki böyle bir evladım var” diyebilirdi. İşte o zaman da koşulsuz sevgiyi oğluna göstermiş olur, başkalarına göre değil (el alem) kendine göre, kendine öz şekilde onu kucaklamış olurdu.
Cevap: Evet kesinlikle bu soruyu yerinde buluyorum. Çünkü,buradaki en önemli noktayı ifade ediyor; bir anne olarak çocuğumuzun gelecekte ne olacağı konusunda belirleyici olmak (hatta karar vermek ) mı yoksa isterse yön gösterip kararlarına saygı duymak mı istiyoruz? Bunun altını çizen gerekli bir soru bu bence.
Cevap: Evet. Anne çocuğunun hayattaki başarısını akademik kariyerle özdeşleştirmiş durumda. Oysaki çocuk bir ölçüde yaşam başarısını yakalamış. Kendi sahip olduğu yetenek ve becerilerini kullanarak tatillerini değerlendiriyor ve maddi katkı sağlıyor. Bunun da kendine özsaygısını ve güvenini geliştireceğine inanıyorum. Ayrıca çevresindeki herkes tarafından da sevilen ve takdir edilen bir kişi olması onun karakter özelliklerinin güzelliğini ve sosyal ilişkilerdeki başarısını gösteriyor. Bence bunlar akademik kariyerden daha önemli. Zamanla ve çok çalışarak kariyer elde edilebilir. Önemli olan yaşam başarısını elde etmektir. İnsanı mutlu kılan da budur.
Cevap: Eminim ki size o yazıyı yazan anne gibi bende ve pek çok anne de çocukları için aynı endişeleri taşıyordur. Evet çocuğun kendi seçimi illaki önemli. Ama bence önemli olan doğru yönlendirebilmek. Ama doğru ne? Ve onu nasıl yönlendireceğiz. İşte bu noktada kilitleniyorum. Bunun çıkışını bir türlü bulamıyorum. Çünkü sonuçta Türkiye’de yaşıyorsunuz. Ve bazı mecburiyetler var. Ve oğlumun da bu mecburiyetleri istekleri doğrultusunda karar vererek uygulamasını istiyorum. Diyebilirsiniz oğlunuz kaç yaşında. Oğlum 5 yaşında. Ve ben şimdiden yapılacak ekimlerin zaman içinde oğlumda olumlu ve güzel sonuçlar vermesini istiyorum. Kendisinin mutlu bir şekilde hayatını sürdürmesini istiyorum. Ve bu yüzden de korkuyorum. Ve bitiriş cümleniz niyeti bir kez daha gözden geçirmek evet. Ben de niyetimi bir kez daha gözden geçirince oğlumun mutluluğu ve sağlıklı bir ruh hali ile yaşamasını her şeyden daha çok istediğimi ama dediğim gibi Türkiye’de yaşayacağını da düşünürsek kabul gören saygınlığı olan ve kendinin de kendisine saygı duyduğu bir mesleği edinmesini istiyorum. Umarım başarılı olurum.
Cevap: evet buluyorum çünkü bunu siz yazmışsınız.
Cevap: bazen doğanın acımasızlığı insanı güçlendirir ve hayata hazırlar. Eşimi kaybettim ve iki kızımı, toplumun bazı kurallarına rağmen hem kendimi yaşadım hem onları yetiştirdim . Cesur oldular kariyer de yaptılar. Ama nelere rağmen. Beni anlayıp toplumun bazen neden annelerini dışladığını fark edip destek oldular. Ama yorgunluk işte ve yuvalarına bağlı çocuklar oldular. Yaşamımın örnek olduğunu düşünürüm.
Cevap: Yerinde buluyorum Çünkü; Kişi -ister ebeveyn olsun ister çocuk olsun- öncelikle birey olmalı. Elbette Toplumsal varlıklarız. Ancak toplumsallığımızdan önce bireyiz. İkisi ne birbirinden ayrı ne de birbirine, ayrılmaz şekilde bağlı. Kişi -çocuğumuz dahi olsa önce bireydir. Bunu onun da anlamasını sağlarsak- Aslında söylemek istediğinizin de bu olduğunu düşünüyorum- o zaman çocuklarımıza ve geleceğe çok değerli katkılar sağlamışızdır.
Cevap: Evet. Çocuk yaptığı işte başarılı olduğuna göre bu durumdan rahatsız olan anne aslında. Annenin beklentisi yerine getirilmemiş oluyor.
Cevap: Bir anne olarak bana anneliğimi tekrar gözden geçirme kararı verdirttiği için zannediyorum yerinde bir ifade
Cevap: yerinde bulmuyorum sonuçlar için niyeti tekrar gözden geçirme teklifinde bulunuyorsunuz , biz çocuğu dinlemedik ki... tek taraf kendi idealizmi için rahatsız bakalım çocuk rahatsız mı? belki anneyle ilişkisinden mutludur.. .
Cevap: Keşke bunu söylemeseydiniz. Bu uyarıyı hak edip etmediği çok önemli değil. yaşamınızın uzunca bir döneminde emek harcadığınız şey bir bitki bile olsa bundan kendi başarınızmış gibi söz etmek ya da belki de anlamlarını önemsemeden bir kaç kelime kullanmış olmak ya da belki gerçekte farklı niyetlere sahip olmak öyle çok da büyük bir yanlış değil bence. Hepimiz insanız ve kendimizi, niyetlerimizi tanımayı başaranımız çok az. Ben eğer o bayanın yerinde olsaydım, sizin gibi yaşam konusunda profesyonel farkındalıkları olan bir uzman tarafından bu şekilde düşünmem istenilseydi ilk hissedeceğim şey büyük bir korku olurdu “neyi yanlış yapmış olabilirim” yıllarca emek verdiğim, canımın yarısı evladıma nasıl bir yanlış niyetle kötülük etmiş olabilirim diye düşünürdüm. Ve umuyorum ki o bayan kendinde affedilmeyecek hatalar görmemiştir. Yaşamda her şey her zaman düzgün olmak zorunda değil ki ve bu mümkün de değil galiba.
Cevap: Evet yerinde buluyorum. İnsanların önce gerçek niyetlerini ortaya koyup ona göre karar almaları önemlidir. Ama toplumumuzda ne yazık ki çevrenin bakış açısı bizim için daha önemli bir hal alıyor. Böyle olunca da kendi niyetimizi bir tarafa atıp onun bunun sözlerini dikkate alıyoruz. İnsanların mutlu olabilmeleri için kendilerini tanıyıp kendileri için yaşamlarını düzenlemelidir.
Cevap: benim anladığım Doğan Cüceloğlu burada mektubu yazan annenin niyetinin kaynağının yüz olduğunu düşünüyor. Bence haklı ve son cümledeki ifadeyi yerinde buluyorum.
Cevap: Çünkü anne, yüz kaynaklı niyeti bu kadar önemseyeceği yerde, CAN kaynaklı niyet doğrultusunda düşünebilseydi daha güzel bir pencereden bakmış olurdu.
Cevap: Bir insanın yaşamında belirli konu ya da konularda başarılı ve yeterli olması için motivasyonun içten gelmesi gerekir. İnsan severek yaptığı işlerde mutlu olur. Bu da beraberinde başarıyı getirir. Ebeveynlerin çocuklarıyla ilgili düşüncelerinde bu konuyu gözden kaçırmamalarında yarar görüyorum. Bir çocuğu yetiştirmek , emek sarf etmek elbette kolay değil, her ebeveyn yetiştirdiği çocuğu iyi yerlerde görmek ister. Ancak bunu dilerken ve isterken yetiştirdiği çocuğun da bir birey olduğunu unutmamalıdırlar. Zira söz konusu olan bir insanın yaşamıdır. Ebeveynlerin yapacakları yanlışlıklar çocuklarının yaşamını güç duruma getirebilir. Örneğin; istemediği mesleğe yöneltilen birey yaşamının ilerleyen dönemlerinde mutsuzluk, yaptığı işten verim alamama gibi olumsuzluklarla karşılaşabilir. Bu da kişinin yaşamını sıkıcı hale getirebilir.
Cevap: buradaki annenin çocuğu hakkında kötü bir niyet beslediğini zannetmiyorum. ama buna karşılık niyeti gerçekte çocuğu için yanlış. bunun da farkında değil. siz ise bunun farkındasınız. bu yüzden annenin niyetini gözden geçirmesini istemeniz doğru ve yerinde bir istek.
Cevap: Yerinde buluyorum. Başarı illaki profesör olmak değildir. Zevk alarak yapılan arıcılık, bal üretimi de başarıdır.
Cevap: evet
Cevap: evet.bende bir öğrenciyim ve ne yazık ki seçeceğim mesleği ailem belirliyor yani buradaki niyet benim değil de onların ne istediği
Cevap: şu an gözlerim dolu dolu. Bu anketi okumadan önce yazıyı okuyup sonra bu ankete döndüğümü de belirteyim. Benim oğlum 16 yaşında ve önümüzdeki dönem sınava girecek. Mektupta yazan anne gibi bende çok takdir topluyorum bu zamanda böyle efendi bir delikanlı yetiştirdiğim için. Ama bugün yoğun kurs dönemi sonunda bölüm sınavına girdiler ve sonuç hiç açıcı gelmedi (bana göre) elinden gelenin en iyisini yaptı herhalde diyemedim ve biraz kızdım ona. Daha çok çalışması gerektiği için uyardım güya ama onu kırdığımı şimdi fark ettim teşekkür ederim yazınız için. Bundan sonra onun niyetine göre davranacağım. Gelecek onun o belirlemeli ben ne desem boş. O istemeli onun niyeti önemli bundan sonra umarım başarılı olurum bu söylediklerimde. |
0 yorum yazılmıştır